Adı Aşk
|
Tüm edebiyat tarihinde aşkın tanımı kaç defa yapılmıştır bilemiyorum. Kaç şair aşkı betimleyen dizeler kazımıştır aklımıza, kaç ozan aşk kokan türküler yakmıştır. Aslında şuan bakınca hepsi çok anlamsız – saçma geliyor. Hepsi eksik, hepsi yetersiz…
Bu duyguyu kelimelerle tanımlamak o kadar zor ki. Ne zaman bir parça kağıda aşk sözcükleri yazsam küçümsediğimi hissederim bu olağanüstü duyguyu. Ne kelimeler yeter buna ne de insanoğlunun konuştuğu her hangi bir dil. Sadece gözler anlatır onu, yazılmış en güzel aşk şiirinden daha fazla…
Bana göre insan aklının alamadığı iki şey var;
Birincisi sonsuzluk, ikincisi AŞK. İşte bu iki duygu da, bu yönden bir bütündür. Aşk sonsuz olmalı, sonsuzluk aşk ile dolmalı, insan kendini bildikçe…
Aşk tanımını saçma görüp yine de aşk tanımı yapmak daha saçma olacak ama yinede tanımlamak istiyorum kendimce;
Daima gizlidir aşk, belli etme kendini ne yar’a ne de âşık olana. Gizlidir; bazen bir otobüste dudaklardan dökülen “Selam” sözcüğünde, bazen de sade bir gülümsemede…
İşte o an geldiğinde anlam veremiyor insan, bir an afallıyor. Anlamlandıramıyor neler yaşadığını. Soruyorsun, ama cevap gelmiyor, kavga ediyorsun iç sesinle tanımlamaya çalışırken bu garip duyguyu.
Kâh karnına ağrılar giriyor acılar içinde beklerken, kâh mutluluktan uçuyorsun O’nun gözlerindeki ışıltıyı yıldızlara benzetirken…
Aşk bu işte AŞK, tek kelime sadece… Ne sayfalar yeter anlatmaya ne de naçizane ömrümüz sürdükçe. Kimler anlatmış bunu yetmemiş zaman, göçüp gitmişler geçmişe.
Yazıyorum sadece rahatlamak için yazıyorum. Biliyorum ki bunu ne ben ne de bir başkası açıklayabilir, yaşamak gerekir sadece.
Değil evet, hiç basit DEĞİL.
Adı AŞK işte… 20.05.2010 05:45 |
| |
| Yorumları Oku (
2
) - Yorum Yaz |
| |
BÜYÜKSÜN TELEKOM!!!
|
Telekom yeni tarifelerini açıkladı. Görmek isteyenler burdan tarifeleri detaylı görebilir ve telekom´un basın toplantısını izleyebilirler. Bende bu tarifelerin ne kadar aptalca ve bizleri kandırmak için hazırlandığını açıklamak istiyorum. Telekom bizleri salak yerine koymaya ne kadar devam edicek acaba bunu da merak ediyorum.
Yeni tarifelere göre 8mbit´e kadar 4,6 ve sınırsız kotalı bağlantılar şuan kullandığımız 1mbit bağlantılarla aynı fiyatta olacak yani ekstra para ödemeden 8mbit hıza kavuşmuş olacağız. Tabiki bu sözler telekom yetkililerine ait. Aslında kampanyanın detalarına girdiğimizde işler hiç lanse edildiği kadar güzel değil.
Öncelikle bağlantı hızı hakkındaki saçmalığa dikkat çekmek istiyorum. 8mbit denilen bağlantı hızı aslında gerçek bir 8mbit bağlantı değil. Bu ne demek oluyor? Yani hızımız değişken bir hız olucak. O an çevremizdeki internet kullanımı oranına göre hızımız değişecek. Kullanım yoğunluğu arttığında ´ki bu gündüz saatleri demek oluyor´ hızımız epey bir düşecek. Kullanım yoğunluğu azalırsa da en fazla 8mbit´e kadar hızlarda bağlantı sağlayabileceğiz. Bulunduğumuz yere göre 8mbit hızı hiçbir şekilde görmeyebiliriz bile...
Şimdide kota durumundaki saçmalığa geçelim. 4 ve 6gb kotalı kampanyalarda problem yok eskiden olduğu gibi o kotayı aştıklarında ekstra ücret vericekler ki bu da çok normal bir durum. Ama asıl sorun SINIRSIZ diye lanse edilen bağlantının aslında sınırsız olmayışı. Sınızsız bağlantıda da aslında 15gb sınır mevcut. Bu sınır aşıldığı takdirde ekstra bir ücret ödenmeyecek ama hızımız 512kbit´e düşecek. Ay sonu geldiğinde hızımız tekrar eski haline geri dönecek. Bu demek oluyorki interneti sınırsız olarak kullanan ve yoğun bir download yapan kullanıcı kitlesi eğer bu tarifeye geçerse ayın büyük bir bölümünü şuanki bağlantısının yarısı hızında kullanmak zorunda kalacak. Telekom´un açıklamasında dediğine göre; bunun nedeni "Bu konudaki suistimalleri engellemekmiş". Sınırsız bağlantının sınırsız olarak kullanımı nasıl bir suistimaldir ben bunu çözemedim. Belliki telekom yetkilileri bunu çözmüş ve doğal olarak açık yüreklilikle bu tarifeyi tanıtmışlar. Lütfen birileride çıkıp bunu bana açıklasın kafam almıyor...
Telekom birkaç yılda gerçekten büyük işler yaptı bunu kabul edebiliyorum. Ama yaptığı şeyler aldığı paraları haketmiycek işlerdi. Gelişimleri takdir ederim ama bunu bizim ceplerimize yansıtmasında en ufak bir haklılık göremiyorum. Tekel olmalarını gerçekten çok iyi kullanarak zenginliklerine zenginlik katıyorlar. Herkeslede çok güzel dalgalarını geçiyorlar. Tabiki telekoma göre bu yaptıklarının tamamı halkımızın daha iyi internet bağlantılarına kavuşması.
Zaten sürekli sorun yaşadığımız, bağlantılarımızın koptuğu yada hızlarımızın düştüğü bir bağlantımız mevcut. Bunu daha da kötüleştirmek adına yaptıkları bu güzel adımla ilgili olarak telekomu tebrik ediyorum. Başarılarının devamını diliyorum.
BÜYÜKSÜN TELEKOM!!! |
| |
| Yorumları Oku (
0
) - Yorum Yaz |
| |
Almost Lover
|
A Fine Frenzy adlı grubun parçası. Çok hoşuma gitti paylaşmak istedim. Vokallerinin muhteşem ötesi güzel bir sesi var. Dinlenilmesi tarafımdan tavsiye edilir.
Almost Lover adlı şarkılarının sözleri ;
your fingertips across my skin, the palm trees swaying in the wind, images you sang me spanish lullabies, the sweetest sadness in your eyes clever trick, images
well, I'd never want to see you unhappy I thought you'd want the same for me
goodbye my almost lover goodbye my hopeless dream I'm trying not to think about you can't you just let me be so long my luckless romance my back is turned on you should have known you'd bring me heartache almost lovers always do
we walked along a crowded street, you took my hand and danced with me, images and when you left you kissed my lips, you said you'd never, never forget these images
well, I'd never want to see you unhappy I thought you'd want the same for me
goodbye my almost lover goodbye my hopeless dream I'm trying not to think about you can't you just let me be so long my luckless romance my back is turned on you should have known you'd bring me heartache almost lovers always do
I cannot go to the ocean cannot drive the streets at night cannot wake up in the morning without you on my mind so you're gone and I'm haunted I'll bet you are just fine did I make it that easy to walk right in and out of my life?
goodbye my almost lover goodbye my hopeless dream I'm trying not to think about you can't you just let me be so long my luckless romance my back is turned on you should have known you'd bring me heartache almost lovers always do |
| |
| Yorumları Oku (
0
) - Yorum Yaz |
| |
19 Eylül 2008 Cuma 02:00
|
Sevmekten tiksindirici bir takım olaylardan sonra yeniden kalbimde hayat belirtileri hissetmek gerçekten garip! Aslında bu duyguyu yaşamak kadar güzel başka bir şey daha yok hayatta. Hayata anlam katmak, isim vermek gibi bir şey... Sevmeyi unutmak üzereyken yeniden hatırlamak, hatırlatılmak çok çok güzel! Bu boşluktan kurtuldum ama şimdi daha kötü bir durumdayım. Ne yapacağımı bilemez halde bekliyorum, neyi yada neden beklediğimi bilmeden bekliyorum... Anlamını bilmediğim bu bekleyiş yersiz bir korku aslında. Yine boka sararsa, yine üzülür ve üzersem korkusu. Birine hoşlandığını söylemek bu kadar mı zor acaba? Zor olmadığını bildiğim halde neden bu kadar korkuyorum, neden ve neyi bekliyorum acaba? En güzel rüyalarımdan çıkıp, kalemime kadar akan bu güzellik neden gerçek hayatta bana bir kabus gibi geliyor? Neden beni bu kadar korkutuyor? Sorularımın cevapları yine bende biliyorum. Kalbimin kilitleri ardına saklanmış bu cevapları alabilmek için de, yine sevgimi canlandırmalı, hafiften dumanı tüten bu aleve birkaç ot parçasıyla can vermeliyim bunu da biliyorum...
William Shakespeare'den ufak bir çalıntı yapıyor ve; "Sevmek yada, sevmemek! İşte bütün mesele bu!" diyorum... Görkem Kösem |
| |
| Yorumları Oku (
1
) - Yorum Yaz |
| |
İstanbul...
|
Bu bünya 1 hafta kadar İstanbula gider, Gelince her bir boku tek tek yazar, Geri dönünce görüşmek üzere... |
| |
| Yorumları Oku (
0
) - Yorum Yaz |
| |
|